Kategoriler
Jeoloji

Türkiye’de Orojenezlerin Tarihçesi ve Bölgesel İzleri

Türkiye’nin kıtasal parçaları, jeolojik geçmişte Pan-Afrika (Kadomiyen), Varisyan (Hersiniyen), Kimmeri ve Alp (Tersiyer) gibi bir dizi büyük orojenik evre yaşamıştır. Bu orojenik kuşaklar, kıtaların kaynaşması ve okyanus havzalarının kapanması süreçleriyle karakterizedir. Örneğin Topuz ve ark. (2021) Türkiye’nin kuzeyindeki jeolojik bloklarda Geç Neoproterozoik–Erken Palaozoik dönemde oluşmuş Kadomiyen yaşlı temellerin bulunduğunu vurgular; bu merkezler Istranca (Strandja) Bölgesi, İstanbul Zonu ve Anatolid-Torid bloktaki kristalin masiflerdir. Aşağıda her bir orojenez dönemi ayrıntılı olarak incelenmektedir.

Kadomiyen/Pan-Afrika Orojenezi (Geç Neoproterozoyik–Erken Paleozoik, ~750–540 Ma)

Kadomiyen (Pan-Afrika) orojen, Gondvana’nın kuzey kıyısında Geç Neoproterozoik–Erken Palaozoik dönemde (~600–500 Ma) gelişmiş bir dağ oluşum evresidir. Türkiye’de bu döneme ait kabuk kalıntıları, özellikle Anatolid-Torid blok altında yeralan kristalin masiflerin çekirdeklerinde görülür. Menderes ve Kırşehir masifleri ile Bitlis Masifi’nin bazı kısımları bu dönemdeki kabuk parçalarından oluşur. Güneydoğu Anadolu’da ise Derik Volkanitleri Cadomiyen bir kıtasal yay evresine aittir; bu volkanik kayaçların elde edilen zirkon yaşları 581–559 Ma aralığındadır ve kuzey Arabistan kenarında gelişen bir kadomiyen yay sistemine işaret etmektedir. Bitlis Masifi’ndeki Mutki graniti de U–Pb tarihlemesinde 546–531 Ma (Ediakarin-Erken Kambriyen) yaşları vermiş, bölgenin bu dönemde aktif bir kıtasal yay kuşağı etkisinde olduğunu gösterir. Kadomiyen izleri günümüzde en iyi Istranca (Strandja) Masifi, İstanbul Zonu ve Anadoludaki masiflerin çekirdeklerinde korunmuştur. Bu kabuk parçaları daha sonra Alp orojenezi sırasında yoğun yeniden şekillenmeye uğramış, saf litolojileri nadiren korunmuştur.

Varisyan/Hersiniyen Orojenezi (Devoniyen–Karbonifer, ~400–300 Ma)

Varisyan orojenik kuşak, Palaeo-Tetis’in erken kollarının kapanmasıyla bağlantılıdır. Türkiye’de Varisyan etkileri en belirgin olarak Pontid kuşağında izlenir. Örneğin Istranca (Strandja) Masifi ve çevresinde Permiyen–Triyas’a tarihlenen yüksek dereceli metamorfizma ve granitik sokulumlar saptanmıştır. İstanbul Zonu ile Sakarya Zonu’nun bazı kesimlerinde de bu döneme ait düşük dereceli metamorfik kayıtlar görülür. Buna karşılık Anadolu içindeki Anadolu-Toros masiflerinde Varisyan izleri genellikle çok zayıftır. Günümüzde Varisyan mühürleri, Trakya–Kuzeybatı Anadolu–Batı Pontidler hattında (İstanbul ve civarı, Istranca, Sakarya Zonu) en net korunmuştur. Pontid kuşağındaki metamorfizma büyük oranda Varisyan’ın yanı sıra Kimmeriyen orojenezine bağlıdır; Alp orojenesi burada görece zayıf metamorfizma bırakmıştır. Varisyan dönemi dağ oluşumu, kıtaların Gondvana ve Laurusya’nın Paleozoyik’te çarpışmasıyla ilişkilidir.

Kimmerid (Kimeri) Orojenezi (Geç Triyas–Orta/Jura, ~230–160 Ma)

Kimmerid Orojenezi, Erken Mesozoik’te Paleotetis Okyanusu’nun kapanmasıyla meydana gelmiştir. Anadolu’nun kuzeyinde, Kimmeri (Cimmerian) bloklarının Avrasya’ya (Laurasia) çarpması sonucu Triyas sonunda başlayan sıkışma ve bindirmeler bu dönemde gerçekleşmiştir. Türkiye’de Karakaya Kompleksi (Sakarya Zonu’nun alt birimi) Kimmeriyen orojenezin karakteristik bir ürünüdür. Karakaya Kompleksi, ana hatlarıyla geç Paleozoik–Triyas yaşlı bir malaj kolajeni (mélange) ve buna ait volkanik-sekanseri içerir. Sakarya Zonu, Orta ve Doğu Pontidler’de Kimmeriyen dönemde yoğun deformasyon, bindirmeler ve metamorfizma gözlenir. Paleo-Tetis’in bu dönemde kapanışı Orta Jura’da tamamlanmıştır. Örneğin Sayit ve Göncüoğlu’ya göre, Karakaya Kompleksi Paleotetis’in kalıntısı olarak Sakarya Zonu’nun en alt düzeyini oluşturur ve bu kompleksin Varisyan dönemi tatlısının kapanması sırasında bir orojenik kuşak olarak akre edilmesi Kimmeriyen Orojenezi’ni oluşturmuştur. Bugün Sakarya Zonu boyunca Batı Pontidler’den Doğu Pontidler’e kadar Kimmeriyen yaşlı metamorfizmanın izleri sürülebilir. Kuzey Anadolu boyunca (Biga Yarımadası’ndan Artvin’e) Kimmerid deformasyonu çok belirgindir; Pontidlerdeki temek metamorfizmanın büyük bölümü de bu dönemdedir.

Alpin Orojenezi (Kretase sonu – Günümüz, ~100 Ma’dan itibaren)

Alp Orojenezi, Türkiye’nin güncel jeolojik yapısını oluşturan son büyük dağ oluşum evresidir. Neotetis Okyanusu’nun kuzey ve güney kollarının kapatılmasıyla, Geç Kretase’den başlayarak Eosen’e kadar yoğun bir kıta-kıta çarpışması ve bindirmeler dizisi yaşanmıştır. Bu dönemde Anadolu’yu saran yapı ve metamorfizma öncekileri gölgede bırakır. Başlıca fazlar şunlardır:

  • Erken Alpin Dönem (Geç Jura–Kretase): Orta-Batı Pontidler ile Doğu Toroslar’da kuzeye-verjanslı sıkışma, ofiyolit örtüleri ve ilk bindirme dizileri oluşmuştur. Uçurum Kretase’de Palaeotetis’in kuzey kolu kapanmaya başlar.
  • Laramiyen Dönem (Geç Kretase–Paleosen): İç Anadolu, Toroslar ve Kırşehir Masifi’ni kapsayan şiddetli deformasyon ve üst seviye kristalin masiflerin kuzeye sokulumu görülür. Menderes ve benzeri masiflerdeki granit içe sokulumları bu dönemdendir.
  • Ana Alpin Dönem (Paleosen–Eosen): İzmir-Ankara-Erzincan kenet zonu boydan boya çarpışarak Türkiye’yi ikiye böler. Kıta-kıta çarpışmasıyla Torid kuşağında kalın nappe (bindirme) yığınları, büyük ofiyolit örtüleri oluşur. Anatolid bloklarda yüksek basınç metamorfizması (mavişist, eklojit lavhaları) yaygındır. Pontidler’in güneyine doğru bindirmeler gelişirken, İstanbul ve Sakarya Kıtası ile Torid parçalarındaki kıvrımlar sıkışma izlerini gösterir.
  • Geç Alpin Dönem (Miyosen): Arabistan ile Avrasya’nın çarpışması sonucu Güneydoğu Anadolu’da Bitlis-Zagros kenet zonunda genç orojenik kuvvetler etkin olur. Bu dönemde Anadolu’nun batı parçası kuzeye kayarak yeni fay sistemleri (Kuzey Anadolu, Doğu Anadolu Fayları) gelişir.

Alp orojenezinin sonucu olarak Türkiye’nin ana tektonik yapıları günümüzde de aktiftir. Anadolu Levhası’nın kuzeyinde Kuzey Anadolu Fayı, doğuda Doğu Anadolu Fayı, batıda Ege alt kıtasal yay sistemleri gibi büyük faylar vardır. Bu fay ve kenet zonları, Alp orojeneziyle başlamış olan kıta-kıta sıkışma ve uzama süreçlerinin bir devamıdır. Tüm ülke genelinde Torid kuşağı tipik bindirme napları ve ofiyolit örtüleriyle temsil edilirken, Anatoliddler Menderes, Niğde, Kırşehir gibi kristalin masiflerde kuvvetli yüksek basınçlı metamorfizma taşır. Pontidlerde Alp dönemi deformasyonu (kıvrım-fay) görülse de temel metamorfizma daha çok Varisyan ve Kimmeri yaşlıdır. Güneydoğu Anadolu’da ise Bitlis-Zagros kenet zonunda genç (Miyosen) çarpışma ve kenar kıvrımları bulunmaktadır.
Aktif tektonik harita, Türkiye’nin Eurasia ve Arabistan levhaları arasında sıkıştığını gösterir. Kırmızı çizgiler levha sınırlarını, oklar levhaların hareket yönlerini belirtir. Bu güncel yapıların temeli Alp orojenezinin uzantısıdır.

Özet Tablosu

OrojenezKapanan OkyanusEn Güçlü İzler (Bugün)
KadomiyenEski Gondvana kenarı (Pan-Afrika)Masif temelleri (özellikle Güneydoğu Anadolu)
VarisyanErken Paleo-Tetis kollarıPontidler (Istranca/Strandja, İstanbul Zonu)
KimmeriPaleo-TetisPontidler (Sakarya Zonu ve Karakaya Kompleksi)
AlpinNeo-TetisHemen her yerde (özellikle Toridler, Anatolidler, kenet zonları)

Kaynaklar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir