Kategoriler
Nedir

Karbonifer

Karbonifer Dönemi (358,9–298,9 milyon yıl öncesi)

Karbonifer, Paleozoik Zaman’ın Devoniyen’den sonra gelen ve Permiyen’den önce yer alan jeolojik dönemidir. Uluslararası Stratigrafi Komisyonu’nun güncel zaman ölçeğine göre Karbonifer yaklaşık 358,9 milyon yıl önce başlamış ve 298,9 milyon yıl önce sona ermiştir.

Yaklaşık 60 milyon yıl süren Karbonifer, Dünya’nın jeolojik tarihinde özellikle geniş ormanların gelişmesi, büyük kömür yataklarının oluşması, atmosferik oksijen seviyelerinin yükselmesi, karasal omurgalıların çeşitlenmesi ve Pangea’nın oluşumunun hızlanması bakımından son derece önemli bir dönemdir.

Karbonifer Dönemi

Karbonifer adı, Latince carbo (kömür) ve ferre (taşımak) sözcüklerinden türetilmiştir. Bu adlandırma, özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da bu döneme ait kayaçlar içerisinde çok geniş kömür damarlarının bulunmasından kaynaklanmaktadır.

Karbonifer boyunca Dünya bugünkünden oldukça farklıydı. Günümüzde birbirinden uzak olan kıtaların önemli bir bölümü birbirlerine doğru hareket etmekteydi. Kuzey Amerika ile Avrupa’nın bulunduğu kara parçalarının birleşmesi ve daha sonra Gondwana’nın kuzey yönünde ilerleyerek bu kara kütleleriyle çarpışması sonucunda Pangea süperkıtasının oluşumu hızlandı.

Karbonifer aynı zamanda modern karasal ekosistemlerin temellerinin atıldığı dönemlerden biridir. Geniş ormanlar, bataklıklar ve akarsu sistemleri çok büyük miktarda bitkisel organik maddenin birikmesini sağlamış; uygun jeolojik koşullarda bu organik madde zaman içerisinde kömür damarlarına dönüşmüştür.


Karbonifer’in Alt Bölümleri

Karbonifer, geleneksel olarak iki büyük alt bölüme ayrılır:

  • Mississippiyen: 358,9–323,2 milyon yıl önce
  • Pensilvaniyen: 323,2–298,9 milyon yıl önce

Bu iki bölüm özellikle Kuzey Amerika stratigrafisinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Uluslararası ölçekte ise Karbonifer Sistemi yedi kata ayrılmıştır.

Karbonifer’in erken bölümlerinde denizel ortamlar ve karbonat platformları yaygınken, özellikle Geç Karbonifer’de geniş karasal ormanların ve kömür bataklıklarının gelişmesi dikkat çekmektedir.


Karbonifer’in İklimi

Karbonifer iklimi bütün dönem boyunca aynı değildi.

Dönemin erken bölümlerinde Dünya’nın büyük bir bölümü sıcak ve nemli sera koşullarına sahipti. Özellikle ekvator çevresinde geniş tropikal ormanlar ve bataklıklar bulunuyordu.

Ancak Karbonifer’in ilerleyen bölümlerinde önemli bir iklim değişikliği gerçekleşti.

Gondwana’nın Güney Kutbu çevresinde bulunması nedeniyle kıtanın geniş alanlarında buzullaşma başladı. Geç Karbonifer’de Gondwana üzerinde büyük buz tabakaları gelişti ve buzulların büyüyüp küçülmesi deniz seviyelerinde önemli dalgalanmalara neden oldu.

Bu nedenle Karbonifer’in özellikle Pensilvaniyen bölümünde:

  • Buzullaşma,
  • Deniz seviyesindeki döngüsel değişimler,
  • Kuraklaşma,
  • Orman alanlarının genişleyip daralması

gibi süreçler birlikte yaşanmıştır.

Karbonifer’in sonlarına doğru Pangea’nın oluşması da iklim üzerinde önemli etkiler yaratmıştır. Büyük kıtasal kara kütlelerinin birleşmesiyle kıtanın iç kesimleri denizlerden uzaklaşmış ve daha kurak mevsimsel iklim koşulları gelişmeye başlamıştır.

Bu değişim, özellikle geniş bataklık ormanlarının gerilemesine ve daha kurak koşullara dayanıklı bitkilerin yaygınlaşmasına katkıda bulunmuştur.


Karbonifer Coğrafyası

Karbonifer döneminde kıtaların dağılımı günümüzden oldukça farklıydı.

Güneyde çok büyük bir kara kütlesi olan Gondwana bulunuyordu.

Gondwana; günümüzde:

  • Afrika,
  • Güney Amerika,
  • Antarktika,
  • Avustralya,
  • Hindistan
  • ve Arap Yarımadası

olarak bildiğimiz kara parçalarının önemli bölümlerini içeriyordu.

Kuzeyde ise Laurentia, Baltica ve Avalonia gibi kıtasal bloklar bulunuyordu.

Bu kıtasal blokların birbirlerine doğru hareket etmesi sonucunda okyanusal alanlar giderek kapanmaya başladı.

Karbonifer boyunca gerçekleşen kıtasal çarpışmalar, daha sonra Pangea olarak adlandırılacak süperkıtanın oluşumunu hızlandırdı.

Bu süreç aynı zamanda dünyanın farklı bölgelerinde büyük dağ kuşaklarının oluşmasına neden oldu.

Özellikle Avrupa ve Kuzey Amerika’da Variskan/Hersiniyen ve Allegheniyen orojenezleri, Pangea’nın oluşum sürecinin önemli parçalarıydı.

Türkiye’nin kuzeyindeki Paleozoik kayaçların jeolojik geçmişi de bu dönemde gerçekleşen Variskan tektonik süreçleriyle yakından ilişkilidir.


Karbonifer Denizleri

Karbonifer’in önemli bir bölümünde geniş sığ denizler bulunuyordu.

Özellikle kıta kenarlarında gelişen sığ denizler;

  • Kireçtaşlarının,
  • Dolomitlerin,
  • Denizel fosillerin,
  • Karbonat platformlarının

oluşması için uygun ortamlar sağladı.

Bu denizlerde brakiyopodlar, krinoidler, mercanlar, bryozoalar ve çeşitli yumuşakçalar oldukça yaygındı.

Karbonifer denizlerinde özellikle krinoidlerin oluşturduğu yoğun topluluklar dikkat çekmektedir.

Karbonifer döneminde denizlerde yaşam

Karbonatlı denizel kayaçların içerisinde bulunan fosiller, Karbonifer denizlerinin paleocoğrafyasının ve çevresel koşullarının anlaşılmasında önemli bilgiler sağlamaktadır.


Karbonifer Ormanları

Karbonifer denildiğinde akla gelen en önemli özelliklerden biri devasa ormanlardır.

Özellikle ekvatoral kuşakta geniş bataklık ormanları gelişmiştir.

Bu ormanlarda günümüzdeki ağaçlardan oldukça farklı bitki grupları yaşamaktaydı.

Bunların arasında:

  • Lepidodendron ve diğer likopsitler,
  • Sigillaria,
  • Dev eklembacaklılarla birlikte yaşayan ağaçsı atkuyrukları,
  • Eğrelti otları,
  • Tohumlu eğreltiler,
  • Erken kozalaklılara yakın bitki grupları

bulunuyordu.

Bazı likopsitler ve diğer ağaçsı bitkiler 20–30 metreyi aşan, uygun koşullarda daha da yüksek boylara ulaşabilen yapılara sahipti.

Bu ormanlar bugünkü ormanlara benzese de ekolojik yapıları oldukça farklıydı.

Özellikle geniş bataklık alanlarında bitkisel artıkların birikmesi, oksijence fakir koşullarda ayrışmanın yavaşlamasına ve büyük miktarda organik maddenin korunmasına neden oldu.

Bu organik madde daha sonra gömülme, sıkışma, sıcaklık ve basınç etkileri altında kömüre dönüşmüştür.

Karbonifer ormanları ve karada yaşam

Karbonifer ve Kömür Oluşumu

Karbonifer’in en önemli jeolojik özelliklerinden biri, Dünya’nın çok geniş alanlarında kömür yataklarının oluşmasıdır.

Bu nedenle Karbonifer kayaçları birçok ülkede ekonomik açıdan son derece önemlidir.

Kömür oluşumunun temel aşamaları şu şekilde özetlenebilir:

Orman → Bataklık → Bitkisel artık birikimi → Turba → Gömülme → Sıkışma ve ısınma → Kömür

Karbonifer’deki geniş bataklık ormanları, büyük miktarda organik karbonun sedimanter havzalarda depolanmasını sağlamıştır.

Milyonlarca yıl boyunca gömülen bu organik maddeler jeolojik süreçler sonucunda linyit, taşkömürü ve daha yüksek dereceli kömürlere dönüşebilmiştir.

Günümüzde Avrupa, Kuzey Amerika, Çin ve dünyanın birçok farklı bölgesindeki önemli kömür yataklarının önemli bir bölümü Karbonifer ve Permiyen yaşlı kayaçlarla ilişkilidir.

Türkiye açısından ise Karbonifer’in en önemli ekonomik jeolojik miraslarından biri Zonguldak Taşkömürü Havzası’dır.


Karbonifer’de Atmosfer ve Oksijen

Karbonifer döneminde atmosferin bileşimi günümüzden oldukça farklıydı.

Özellikle Geç Karbonifer’de atmosferik oksijen oranının günümüz seviyelerinin üzerine çıkmış olabileceğine ilişkin jeokimyasal ve paleontolojik kanıtlar bulunmaktadır.

Ancak geçmiş atmosferik oksijen oranının kesin değeri konusunda farklı modeller bulunmaktadır. Bu nedenle belirli bir oranı kesin bir değer olarak vermek yerine, Geç Karbonifer’de oksijen seviyelerinin günümüzden daha yüksek olabileceğini belirtmek daha doğrudur.

Yüksek oksijen seviyelerinin, bazı eklembacaklıların büyük vücut boyutlarına ulaşabilmesini kolaylaştırmış olabileceği düşünülmektedir.

Bu nedenle Karbonifer, aynı zamanda Dünya tarihinde bazı dev eklembacaklıların yaşadığı dönem olarak da tanınır.


Karbonifer’in Dev Böcekleri

Karbonifer ormanlarında yalnızca büyük bitkiler yaşamıyordu.

Bu dönemde bazı eklembacaklılar günümüzdeki akrabalarından çok daha büyük boyutlara ulaşabiliyordu.

Bunların en ünlü örneklerinden biri Meganeura cinsidir.

Meganeura, görünüş olarak günümüz yusufçuklarına benzeyen dev bir böcek grubudur.

Kanat açıklığının yaklaşık 70 santimetreye ulaşabildiği tahmin edilmektedir.

Karbonifer ormanlarında ayrıca;

  • Dev kırkayak benzeri eklembacaklılar,
  • Örümceğimsiler,
  • Akrepler,
  • Çeşitli böcek grupları

yaşamaktaydı.

Bu nedenle Karbonifer ormanlarını zihnimizde canlandırırken yalnızca dev ağaçlardan oluşan bir orman değil, çok farklı boyutlarda eklembacaklıların, amfibilerin ve erken kara omurgalılarının bulunduğu karmaşık ekosistemler düşünmek gerekir.


Karbonifer’de Amfibiler

Karbonifer döneminde amfibiler önemli ölçüde çeşitlendi.

Sulu ve bataklık ortamların yaygın olması, özellikle erken Karbonifer’de amfibiler için uygun yaşam alanları oluşturdu.

Bazı amfibiler oldukça büyük vücutlara ulaşmıştı.

Ancak amfibilerin karasal ortamlara tamamen bağımlı hale gelmesini sınırlayan önemli bir özellik vardı:

Üremeleri büyük ölçüde suya bağımlıydı.

Bu durum, daha sonra ortaya çıkan amniyotların evrimsel başarısını anlamak açısından önemlidir.

Karbonifer sürüngenleri

Karbonifer’de İlk Sürüngenler

Karbonifer’in en önemli evrimsel gelişmelerinden biri amniyotların ortaya çıkmasıdır.

Amniyotlar, yumurtalarının ve embriyolarının gelişimini suya daha az bağımlı hale getiren önemli bir evrimsel yenilik geliştirmişlerdir.

Bu grup içerisinde daha sonra:

  • Sürüngenler,
  • Kuşlar,
  • Memeliler

gibi çok önemli omurgalı grupları ortaya çıkacaktır.

Karbonifer’in sonlarına doğru erken sürüngenler ve sinapsidlerin ilk temsilcileri görülmeye başlamıştır.

Bu nedenle Karbonifer, omurgalıların karasal yaşama uyumunda önemli bir dönüm noktasıdır.


Karbonifer’de Karasal Yaşam

Karbonifer’de yaşamın önemli bir bölümü artık karasal ortamlarda devam edebiliyordu.

Geniş ormanlar;

  • Böcekler,
  • Örümceğimsiler,
  • Amfibiler,
  • Erken amniyotlar,
  • Diğer omurgasızlar

için çok çeşitli yaşam alanları oluşturuyordu.

Bu dönemde karasal besin ağları giderek daha karmaşık hale geldi.

Bitkiler birincil üretici olarak büyük miktarda biyokütle oluştururken, otçul ve etçil canlıların çeşitlenmesiyle karasal ekosistemlerde daha karmaşık besin ağları gelişti.

Böylece yaşam, yalnızca denizel ekosistemlerin hâkim olduğu Paleozoik’in erken dönemlerinden, giderek daha karmaşık karasal ekosistemlerin bulunduğu bir Dünya’ya doğru ilerledi.


Karbonifer’de İlk Tohumlu Bitkiler ve Karasal Ekosistemlerin Gelişimi

Karbonifer’de bitkiler açısından önemli gelişmelerden biri, tohumlu bitkilerin çeşitlenmesidir.

Tohum, bitkilerin yaşam döngüsünde önemli bir evrimsel avantaj sağlamıştır.

Sporlarla çoğalan bitkilerin aksine tohumlu bitkiler, embriyoyu koruyan ve besin sağlayan yapılar sayesinde daha farklı karasal ortamlara yayılabilmiştir.

Karbonifer’in özellikle daha kuraklaşan son bölümlerinde, bataklık ormanlarının dışında yaşayabilen tohumlu bitkilerin öneminin arttığı görülmektedir.

Bu değişim, Permiyen döneminde daha kurak kara ekosistemlerinin gelişmesinin de temelini oluşturmuştur.


Karbonifer ve Pangea’nın Oluşumu

Karbonifer boyunca kıtalar birbirlerine yaklaşmaya devam etti.

Laurentia, Baltica ve diğer kıtasal blokların birleşmesiyle Avrupa ve Kuzey Amerika’nın bulunduğu bölgelerde büyük dağ oluşumları meydana geldi.

Daha sonra Gondwana’nın kuzeye doğru hareket ederek bu kara kütleleriyle çarpışması, Pangea’nın oluşumunu hızlandırdı.

Bu çarpışmalar sonucunda:

  • Dağ kuşakları oluştu,
  • Okyanusların bazı bölümleri kapandı,
  • Büyük kıtasal alanlar birleşti,
  • Denizel alanların dağılımı değişti,
  • İklim kuşakları yeniden düzenlendi.

Karbonifer’in sonuna gelindiğinde Pangea, Dünya’nın büyük bölümünü kapsayan dev bir süperkıta haline gelmeye başlamıştı.


Karbonifer’de Variskan Orojenezi

Karbonifer’in jeolojik açıdan en önemli olaylarından biri Variskan veya Hersiniyen Orojenezi’dir.

Bu orojenez, Avrupa’nın ve Kuzey Amerika’nın farklı kıtasal bloklarının birbirleriyle çarpışması ve Pangea’nın oluşması sırasında meydana gelen geniş ölçekli tektonik süreçlerin bir sonucudur.

Bu süreç sırasında:

  • Kıtasal çarpışmalar,
  • Kıvrımlanma,
  • Bindirmeler,
  • Metamorfizma,
  • Granitik magmatizma

gibi olaylar meydana gelmiştir.

Türkiye’nin kuzeyindeki İstanbul-Zonguldak tektonik birimi ve Batı Pontidler’deki Paleozoik kayaçlar, bu Variskan tektonik evriminin anlaşılması açısından özellikle önemlidir. İstanbul-Zonguldak biriminin Karbonifer kayaçları, Avrupa’daki Paleozoik havzalarla ve Variskan kuşağıyla önemli benzerlikler göstermektedir.


Karbonifer’de Türkiye

Karbonifer döneminde günümüzde Türkiye olarak adlandırdığımız kara parçası henüz bugünkü Anadolu kıtasını oluşturmuyordu.

Bugünkü Türkiye’nin bulunduğu alan, farklı tektonik blokların ve kıtasal parçaların çok daha karmaşık bir paleocoğrafik düzen içerisinde bulunduğu bir bölgeydi.

Bu nedenle “Karbonifer’de Türkiye” ifadesini kullanırken günümüz ülke sınırlarının o dönemde var olmadığını unutmamak gerekir.

Bununla birlikte, Türkiye’de Karbonifer yaşlı kayaçların bulunduğu önemli alanlar vardır.

Özellikle Kuzeybatı Anadolu ve Batı Karadeniz, Türkiye’deki Karbonifer kayıtlarının en önemli bölgelerindendir.


Zonguldak ve Batı Karadeniz’de Karbonifer

Türkiye’deki Karbonifer’in en bilinen ve ekonomik açıdan en önemli yüzeylenmeleri Zonguldak Taşkömürü Havzası çevresindedir.

Zonguldak, Kozlu, Kilimli, Ereğli, Kandilli, Armutçuk, Amasra ve Bartın çevresindeki Paleozoik istiflerde Karbonifer yaşlı kayaçlar ve kömür damarları bulunmaktadır.

Zonguldak Havzası, Türkiye’nin önemli taşkömürü kaynaklarını barındırması nedeniyle jeoloji ve madencilik açısından özel bir öneme sahiptir. Geç Paleozoik istif içerisinde ekonomik öneme sahip bitümlü kömür damarları bulunmaktadır.

MTA’nın bölgeye ilişkin çalışmalarında Zonguldak-Amasra çevresindeki istiflerde Üst Devoniyen–Vizeen karbonatlarının üzerine Namuriyen ve Westfaliyen yaşlı, kömür içeren karasal birimlerin geldiği belirtilmektedir.

Bu durum, bölgenin Karbonifer boyunca farklı zamanlarda:

deniz → kıyı/karasal ortam → bataklık ve orman → kömür oluşumu

gibi önemli çevresel değişimler geçirdiğini göstermektedir.


Zonguldak’taki Karbonifer Ormanlarının İzleri

Bugün Zonguldak ve çevresinde gördüğümüz kömür damarları, milyonlarca yıl önce yaşamış ormanların doğrudan jeolojik mirasıdır.

Karbonifer döneminde bölgede yoğun bitki örtüsünün bulunduğu karasal ortamların gelişmesi, büyük miktarda organik maddenin birikmesine olanak sağlamıştır.

Bu organik materyal zaman içerisinde gömülmüş, sıkışmış ve jeolojik süreçlerle kömürleşmiştir.

Dolayısıyla Zonguldak’ta yerin altında bulunan taşkömürü damarları yalnızca ekonomik bir kaynak değil, aynı zamanda yaklaşık 300 milyon yıldan daha eski karasal ekosistemlerin jeolojik arşividir.


İstanbul ve Çevresinde Karbonifer

Karbonifer yaşlı kayaçların bulunduğu bir diğer önemli alan İstanbul ve çevresidir.

İstanbul Zonu, Türkiye’nin kuzeyindeki önemli tektonik birliklerden biridir ve Paleozoik yaşlı bir istif barındırır.

İstanbul Zonu’nda Prekambriyen temel kayaçlarının üzerine Ordovisiyen’den Karbonifer’e kadar devam eden sedimanter istifler gelmektedir.

Karbonifer yaşlı kayaçlar özellikle İstanbul Paleozoik istifinin önemli bir bölümünü oluşturur.

Bu kayaçlar, bölgenin Paleozoik boyunca uzun süreli bir sedimantasyon ve tektonik gelişim geçirdiğini göstermektedir. İstanbul-Zonguldak birimi aynı zamanda Avrupa’daki bazı Paleozoik platformlarla karşılaştırılabilecek özelliklere sahiptir.


Cide–Kurucaşile ve Bartın Çevresinde Karbonifer

Batı Karadeniz’de Cide–Kurucaşile–Bartın çevresi de Karbonifer yaşlı kayaçların görüldüğü önemli alanlardan biridir.

Cide–Kurucaşile bölgesinde Paleozoik istifin tabanında kömür içeren Karbonifer yaşlı karasal çökeller bulunmaktadır.

Bu birimlerin üzerine Permiyen ve daha genç yaşlı kayaçlar uyumsuz olarak gelmektedir.

Bu durum, bölgede Karbonifer’de gelişen karasal ortamların daha sonraki jeolojik dönemlerde farklı tektonik ve sedimanter süreçlerden geçtiğini göstermektedir.


Türkiye’deki Karbonifer’in Jeolojik Önemi

Türkiye’deki Karbonifer yaşlı kayaçlar birkaç açıdan önem taşımaktadır.

Bunların başında kömür jeolojisi gelir.

Özellikle Zonguldak Havzası, Karbonifer yaşlı taşkömürü damarları sayesinde Türkiye’nin en önemli Paleozoik enerji hammaddesi alanlarından biridir.

Bunun yanında bu kayaçlar;

  • Türkiye’nin Paleozoik paleocoğrafyasının,
  • İstanbul-Zonguldak tektonik biriminin evriminin,
  • Variskan tektoniğinin,
  • Eski denizel ve karasal ortamların,
  • Karbonifer ormanlarının,
  • Paleozoik iklim değişimlerinin

anlaşılmasına yardımcı olmaktadır.

Bu nedenle Zonguldak ve Batı Karadeniz’deki Karbonifer kayaçları yalnızca ekonomik açıdan değil, Türkiye’nin jeolojik tarihinin anlaşılması açısından da son derece değerlidir.


Karbonifer’in Sonuna Doğru

Karbonifer’in sonlarına doğru Dünya önemli bir dönüşüm geçirdi.

Gondwana üzerindeki buzullaşma devam ederken Pangea’nın oluşumu büyük ölçüde tamamlanıyordu.

Büyük kıtasal alanların birleşmesiyle ekvatoral nemli ormanların yaşam alanları daralmaya başladı.

İklimin giderek daha mevsimsel ve kurak hale gelmesi, özellikle bataklık ormanlarında yaşayan bazı bitki gruplarının gerilemesine neden oldu.

Buna karşılık daha kurak koşullara dayanıklı tohumlu bitkiler önem kazandı.

Karasal ekosistemlerin yapısı değişirken amniyotların çeşitlenmesi de devam etti.

Böylece Karbonifer’in ormanlarla kaplı dünyası, Permiyen’de daha kurak ve mevsimsel iklimlerin hâkim olduğu Pangea dünyasına dönüşmeye başladı.


Karbonifer’den Permiyen’e

Karbonifer yaklaşık 298,9 milyon yıl önce sona erdi ve Permiyen Dönemi başladı.

Karbonifer’in nemli ormanları, geniş kömür bataklıkları ve yüksek deniz seviyeleriyle karakterize edilen dünyası Permiyen’de önemli ölçüde değişecektir.

Pangea’nın oluşmasıyla kıtasal alanların iç kesimlerinde daha kurak iklimler yaygınlaşacak, sürüngenler ve diğer amniyotlar daha fazla çeşitlenecek ve karasal ekosistemler giderek modern ekosistemlere daha fazla benzeyecektir.

Ancak Karbonifer’in en önemli mirası olan geniş kömür yatakları, milyonlarca yıl boyunca biriken organik karbonun jeolojik kaydı olarak günümüze ulaşacaktır.


Kısa Özet

ÖzellikKarbonifer
Jeolojik ZamanPaleozoik
Başlangıcı358,9 milyon yıl önce
Sonu298,9 milyon yıl önce
SüresiYaklaşık 60 milyon yıl
Önceki dönemDevoniyen
Sonraki dönemPermiyen
Alt bölümleriMississippiyen ve Pensilvaniyen
Önemli süperkıtaPangea’nın oluşumu
Önemli kara kütlesiGondwana
İklimErken dönemde sıcak ve nemli; Geç Karbonifer’de buzullaşma ve daha mevsimsel koşullar
Önemli jeolojik olayPangea’nın oluşumu ve Variskan/Hersiniyen orojenezi
Bitki örtüsüGeniş bataklık ormanları, likopsitler, atkuyrukları, eğreltiler ve tohumlu bitkiler
Önemli canlılarAmfibiler, erken amniyotlar, böcekler ve diğer eklembacaklılar
Önemli evrimsel gelişmeAmniyotların ortaya çıkışı ve çeşitlenmesi
AtmosferGeç Karbonifer’de yüksek oksijen seviyeleri
Ekonomik önemiGeniş kömür yataklarının oluşumu
Türkiye’deki önemli alanZonguldak–Amasra–Bartın ve Batı Karadeniz
Diğer önemli alanİstanbul Zonu ve İstanbul Paleozoik istifi
Türkiye’deki ekonomik kaynakZonguldak Taşkömürü Havzası

Karbonifer’i Tek Cümlede Hatırlayalım

Karbonifer; dev ormanların genişlediği, büyük kömür yataklarının oluştuğu, amfibilerin ve ilk amniyotların çeşitlendiği, bazı dev eklembacaklıların yaşadığı, Gondwana’nın buzullaştığı ve Pangea’nın oluşumunun hızlandığı Paleozoik dönemdir.


Etiket: karbonifer, karbonifer dönemi, carboniferous, paleozoik, jeolojik zamanlar, jeolojik devirler, karbonifer ormanları, kömür, taşkömürü, zonguldak taşkömürü, zonguldak havzası, karasal yaşam, meganeura, amniyotlar, pangea, gondwana, variskan orojenezi, hersiniyen orojenezi


Bir Sonraki Devir: Permiyen

Bir Önceki Devir: Devoniyen

Jeolojik Zaman Tablosu: Jeolojik Zaman Çizelgesi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir